Köyde Rüzgâr Tersine Döndü: Eski Hesaplar, Yeni Hayaller!

Celil Kocataş

14-10-2026 17:56

Uzun süren sessizliğin ardından köyde rüzgâr tersine dönmeye başlamıştı. Karşı köyün ikiye bölünmesi, bizim köyün dengelerini de altüst etmiş, kahvelerde eski hesaplar yeniden açılmıştı.

Bir zamanların güçlü ismi Küçük Enişte gün geçtikçe kan kaybediyor, etrafındaki kalabalık dağılıyordu. Buna karşılık yılların tecrübesini arkasına alan Eski Muhtar yeniden konuşulmaya başlanmış, adı daha büyük makamlar için bile anılır olmuştu.

Öte yandan Sebze Tüccarı, çarşı pazar dolaşıp el sıkıyor, hâl hatır soruyor, kaybettiği güveni yeniden kazanmaya çalışıyordu. Ancak köylünün hafızası güçlüydü. Herkesin dilinde aynı soru vardı:

“Düne kadar neredeydin?”

Köyde yıldızı parlayan bir başka isim de Yakışıklı olmuştu. Çevresindeki kalabalık büyüdükçe Küçük Enişte'nin huzuru kaçıyordu. İnsanların gönlünü kazanmak için, “Bir emrin var mı, emrin başım üstüne!” demeye başlamıştı. Fakat köylü artık sözden çok icraata bakıyordu.

Üstelik gençler de meydana inmeye hazırlanıyordu. “Biz de varız bu meydanda!” diyen gençlerin arasına, uzak mahalleden arkasına büyük bir aşireti alan bir isim de katılmıştı. Böylece köydeki hesaplar iyice karışmıştı.

Çember daraldıkça Küçük Enişte'nin öfkesi artıyordu. Herkese selam veriyor, sokak sokak dolaşıyor ama eskisi gibi karşılık bulamıyordu. Sonunda dayanamayarak meydan okudu:

“Beni fazla zorlamayın! Gider başka köyden aday olur, yine kazanırım!”

Kahveden bir kahkaha yükseldi. Arka masadan biri seslendi:

“İnsan kendi köyünde kaybetmekten korkarken başka köyde nasıl kazanacak? Önce burada bir hesap versin!”

Kahve bir anda kahkahaya boğuldu.

Tam o sırada köyün yaşlılarından biri bastonunu yere vurdu:

“Evlatlar, bu köy çok seçim gördü. Kimi geldi dağları devireceğini söyledi, kimi koltuğa oturunca kendini köyün sahibi sandı. Ama burası kimsenin babasının çiftliği değil. Köylünün gönlüne giremeyen, istediği kadar bağırıp çağırsın; sonunda kendi sesini yine kendisi duyar.”

Bu sözler herkesi düşündürdü. Çünkü köylü artık seçim zamanı verilen sözlerden, seçim bittikten sonra unutulmaktan bıkmıştı.

Kahvenin ortasından bir ses yükseldi:

“Bize laf cambazı değil, iş yapan adam lazım! Seçimden seçime ortaya çıkan değil, her gün yanımızda duran insan lazım!”

Bir başkası da ekledi:

“İsimler değişsin, yüzler değişsin ama anlayış da değişsin. Yoksa bugün Küçük Enişte gider, yarın başkası gelir; köylünün derdi yine aynı kalır!”

İşte meselenin özü buydu. Artık yarış yalnızca Küçük Enişte, Sebze Tüccarı, Yakışıklı ve Eski Muhtar arasında değildi. Gençlerin de katıldığı bu mücadelede asıl soru, köyün yıllardır süren eski anlayıştan kurtulup kurtulamayacağıydı.

Elbette son sözü kahvede yapılan hesaplar değil, sandık başına gidecek köylü söyleyecekti.

Kahvenin kapısı kapanırken içeriden son bir ses yükseldi:

“Haydi bakalım! Meydan geniş, yol uzun… Kim gerçekten hizmet edecekse çıksın ortaya! Bu kez yalnızca muhtar değil, bir anlayış da değişsin!”

Akşamın sessizliği köyün üzerine çökerken herkes aynı şeyi düşünüyordu:

Rüzgâr artık tersine dönmüştü. Bakalım kim ayakta kalacak, kim kendi eserinin altında kalacaktı?
kocatascelil@gmail.com 

DİĞER YAZILARI GÜNDEM ÇOK, CEVAP YOK! MİLLETİN BAŞI DÖNÜYOR… 01-01-1970 03:00 Artık Acılara da Alışıyoruz: Toplum Sessizce Çürüyor 01-01-1970 03:00 Biz Onlara Yardım Ediyorduk, Yardıma Muhtaç Olduk 01-01-1970 03:00 Öğrencim mi, Vekilim mi Kıymetli? 01-01-1970 03:00 Otomobile Binmek de Artık Lüks Oldu Gelin bugün otomobil sahibi olmanın değil, otomobile binebilmenin hesabını yapalım. 01-01-1970 03:00 Enflasyon Değil, Pahalılık Sarmalında Bir Türkiye 01-01-1970 03:00 Depremden Sonra Değil, Türkiye’de Kira Gerçeği: İnsanlar Ev Değil, Geçinebilecekleri Bir Hayat Arıyor 01-01-1970 03:00 Evimiz Yanarken Camdan Bakmak: Deprem Gerçeği ve Bitmeyen Umursamazlık 01-01-1970 03:00 Milyon Euroluk Transferler, Milyarlarca Liralık Borçlar 01-01-1970 03:00 Bu Ülkede Bir Haftada Neler Yaşandı? Gündem Değişiyor, Dertler Değişmiyor... 01-01-1970 03:00 Toplum Nereye Gidiyor? Sessiz Bir Çöküşün İçinde miyiz? 01-01-1970 03:00 Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana 01-01-1970 03:00 Bir Haftaya Sığan Türkiye, Bir Ömre Yayılan Sorunlar 01-01-1970 03:00 Mehterle Karşılayıp, İzmir Marşı'yla Uğurlayamadık 01-01-1970 03:00 Emekliler: İstatistiklerde "Var", Hayatta "Kayıt Dışı" 01-01-1970 03:00 Ekran Karşısında Bir Soru: Reyting Uğruna Toplumsal Denge Zedeleniyor mu? 01-01-1970 03:00 Evin Kapısı Var, Ama Eşiği Çok Yüksek: Depremzede Anahtara Nasıl Uzansın? 01-01-1970 03:00 Tek kelime ,Irmak Öğretmen Öldü! 01-01-1970 03:00 Taksitli Memleket: Satılan Taşınmazlar, Ertelenen Borçlar ve Kâğıt Üzerindeki Refah 01-01-1970 03:00 Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma 01-01-1970 03:00 Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? 01-01-1970 03:00 Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında 01-01-1970 03:00 Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz 01-01-1970 03:00 Şimdi ne olacak, haydeee… 01-01-1970 03:00 Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer. 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde buyuk telaş 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 10 Ocakta hatırlananlar 01-01-1970 03:00 Celil Kocataş kocatascelil@gmail.com Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Adıyaman Dernekler Federasyonu Başkanı Hüseyin Sevinçtekin, geçtiğimiz haftalarda basın mensuplarıyla bir araya gelerek 8-1 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00