DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Celil Kocataş
Celil Kocataş
Giriş Tarihi : 30-12-2025 20:20

Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine

Celil Kocataş
kocatascelil@gmail.com
Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine


Çoğu insan için sabah yürüyüşü; temiz hava almak, güne zinde başlamak demektir. Oysa bazen yürüdüğünüz bir sokak, girdiğiniz bir fırın kuyruğu; ülkenin sosyolojik röntgenini çekmeye yeter de artar. Geçtiğimiz sabah yalnızca ekmek almak için çıktığım o kısa yürüyüşte, aslında toplumun görünmez yaralarıyla, derinleşen uçurumlarıyla ve sessiz çığlıklarıyla yüzleştim.
Fırının önünde bekleyen Mehmet Amca’yla karşılaştığımda, zihnimdeki “emeklilik huzuru” tablosu yerle bir oldu. Raflarda taze ekmekler dururken neden beklediğini sorduğumda aldığı cevap boğazımda düğüm oldu: “Ekmek dağıtımından dönecek fırıncıyı bekliyorum, bakkallardan dönen bayat ekmekleri getirecek…”
Bu sözler sadece bir yoksulluk itirafı değildi. Aynı zamanda “askıda ekmek” kültürünün, yaşlılara yönelik bakım ve sosyal destek vaatlerinin sokaktaki gerçekle ne kadar örtüşmediğinin de acı bir göstergesiydi. Yardım etme isteğimi fark ettiği anda benden uzaklaşan o yaşlı adamın vakarı, modern toplumun kaybettiği en büyük değerlerden birini hatırlattı bana: Onur.
Bizler sokak hayvanlarının refahını uzun uzun tartışırken, bir köşede onuruyla bayat ekmek bekleyen insanımızı görmezden gelmenin ağırlığı omuzlarımızda duruyor.
Son on yılda sokaklardaki sahipsiz köpek sayısındaki kontrolsüz artış, ülkemize gelen yabancı turistlerin bile dikkatini çekiyor. “Avrupa şehirlerinde sokak köpeği göremezsiniz ama sizin ülkenizde her yerde var” cümlesi, sadece bir gözlem değil; üzerinde düşünülmesi gereken bir gerçeği işaret ediyor.
Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Akşam vakti pazarlarda, meyve artıkları biraz daha ucuza düşsün diye bekleyen insanlar varken; her meseleyi tek başına hayvan sevgisi ekseninde tartışmak, asıl sorunu görmezden gelmek anlamına geliyor.
Toplum olarak içine sürüklendiğimiz bu adaletsizlik sarmalı rakamlarla değil, sahnelerle anlatılabilir: Bir yanda milyonlarca liralık kol saatleri, diğer yanda akşam pazarından artık toplayanlar. Bir yanda milyonluk makam araçları, elli bin liralık ayakkabılar, diğer yanda okula yırtık ayakkabıyla giden çocuklar.
Gazete sayfalarında sıradanlaşan iş kazaları, kadın cinayetleri, uyuşturucu bataklığı… İnsan hayatının ucuzladığı, tedbirin “maliyet” sayıldığı bir iklimde vicdanlar giderek sağırlaşıyor. Düşünceler arasında kaybolup evimin sokağını iki sokak geçtiğimi fark ettiğimde, aslında zihnimin de bu karmaşanın içinde kaybolduğunu anladım. Televizyon karşısında ya da internet ekranlarında “Neler oluyor bu ülkede?” diye iç geçirmek artık çözüm üretmiyor.
Yaşananlar birer haber başlığı değil; hayatın tam kalbindeki sızılardır. Çözüm yalnızca bir sonraki seçimde sandığa gitmek değil; sokağa, komşuya, yaşlıya ve adalete karşı kaybettiğimiz o kolektif sorumluluk bilincini yeniden inşa etmektir.
Aksi takdirde daha çok Mehmet Amca, bayat ekmek kuyruklarında onuruyla sınanacak; bizler ise sadece izlemekle yetineceğiz. Sizce biz nerede hata yaptık? Komşusu açken tok yatanlardan mı olduk, yoksa adaleti sadece sandığa mı bıraktık?

NELER SÖYLENDİ?
@
Celil Kocataş

Celil Kocataş

DİĞER YAZILARI Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz Ahlakın Partisi Olmaz Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki kim? Kutuplaşmanın dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer. Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde buyuk telaş Tesadüf Değil, Operasyon Tesadüf Değil, Operasyon Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER Yeter artık bi kalkın 10 Ocakta hatırlananlar Celil Kocataş kocatascelil@gmail.com Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Adıyaman Dernekler Federasyonu Başkanı Hüseyin Sevinçtekin, geçtiğimiz haftalarda basın mensuplarıyla bir araya gelerek 8-1 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY3477
  • 2FENERBAHÇE3474
  • 3TRABZONSPOR3469
  • 4BEŞİKTAŞ3460
  • 5RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ3457
  • 6GÖZTEPE3455
  • 7SAMSUNSPOR3451
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR3441
  • 9TÜMOSAN KONYASPOR3440
  • 10KOCAELİSPOR3437
  • 11CORENDON ALANYASPOR3437
  • 12GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ3437
  • 13KASIMPAŞA3435
  • 14NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ3434
  • 15İKAS EYÜPSPOR3433
  • 16HESAP3432
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR3430
  • 18MISIRLI3430
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA