Celil Kocataş kocatascelil@gmail.com Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Adıyaman Dernekler Federasyonu Başkanı Hüseyin Sevinçtekin, geçtiğimiz haftalarda basın mensuplarıyla bir araya gelerek 8-1

Celil Kocataş

07-01-2026 11:43

Celil Kocataş
kocatascelil@gmail.com
Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi?
Tanıtım Mı, Tiyatro Mu?
Adıyaman Dernekler Federasyonu Başkanı Hüseyin Sevinçtekin, geçtiğimiz haftalarda basın mensuplarıyla bir araya gelerek 8-11 Ocak tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenecek olan 6. Adıyaman Tanıtım Günleri hakkında kamuoyunu bilgilendirdi. Bana meslektaşlarım tarafından aktarılan bu bilgilendirme toplantısının ardından yaşananlar, “tanıtım” kavramının ne yazık ki ne kadar içinin boşaltıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Basın camiasında 30 yılı aşkın süredir gazetecilik yapıyorum. Çok başkan gördüm, çok yönetici tanıdım. Ama açıkça söyleyeyim; ne yaptığını kimsenin tam olarak anlayamadığı, basınla ilişkilerinde bu denli hoyrat davranan bir başkana ilk kez rastlıyorum. Hüseyin Sevinçtekin’i şahsen tanımam, özel bir hukukum da yok. Meslektaşlarım tarafından bana aktarılan bilgiye göre yapılan basın açıklamasında, gazetecilere zarf içinde “harçlık” verilmesinin teklif edilmesi, başlı başına bir skandaldır.
  Adıyaman basını paralı haber yapmaz, kalemini satmaz. Bu ilke dün vardı, bugün de var, yarın da var olacaktır. Adıyaman Tanıtım Günleri’ndeki stantların tamamının ücret karşılığı satıldığı, buradan ciddi gelirler elde edildiği de ortada. Her yıl Adıyaman’a gelip, sanki ortada büyük bir başarı varmış gibi kameraların karşısına çıkmak ise ayrı bir ironi.
Allah aşkına soruyorum? Açılışı 15-35 kişiyle yapılan bir organizasyonun Adıyaman’a ne gibi bir katkısı olabilir? Üstelik her yıl kış mevsiminin en sert günlerinde tanıtım yapılır mı? Dört yıl önce İstanbul’da çıkan fırtınada çadırların uçtuğu hala hafızalardayken, aynı hataların tekrar edilmesi nasıl izah edilebilir?
Dahası, tarih değişikliğine gidilen bir etkinliğin reklam afişlerinde eski tarihin düzeltilmemesi, organizasyon ciddiyetinin ne durumda olduğunu açıkça göstermektedir. Açılış başka bir tarihte yapılmış, ancak afişler güncellenmemiştir. Bu, basit bir hata değil, tam anlamıyla bir vurdumduymazlıktır.
Görünen o ki Adıyaman’ı tanıtmak değil, kendi reklamlarını yapmak. Açılışlardaki cılız katılım da bunun en net göstergesidir.  Geçmişte milletvekili aday adayı olmuş, reklamı seven bir ismin sürekli kendi hikâyesini anlatması, tanıtımın önüne geçmiştir. Sonuç olarak; karda kışta İstanbul’da düzenlenen bu Adıyaman Tanıtım Günleri’nin Adıyaman’a zerre kadar katkısı yoktur.
Varsa da buyursunlar, somut örneklerle anlatsınlar. Bu tür organizasyonlar, siyasetin ya da kişisel hesapların aracı olmamalıdır. Adıyaman Valiliği başta olmak üzere kamu kurumları, yerel yöneticiler ve sivil toplum kuruluşları artık bu tabloyu görmelidir. Kendi reklam ve tanıtımı Adıyaman’ın önüne geçiyorsa fazla yoruma gerek kalmaz.
kocatascelil@gmail.com

DİĞER YAZILARI Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma 01-01-1970 03:00 Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? 01-01-1970 03:00 Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında 01-01-1970 03:00 Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz 01-01-1970 03:00 Şimdi ne olacak, haydeee… 01-01-1970 03:00 Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer. 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde buyuk telaş 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 10 Ocakta hatırlananlar 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00