Bir Şehir Dolusu Mağduriyet

Celil Kocataş

20-01-2026 15:45

Yarım Kalan Beton, Tamamlanmayan Sorumluluk
37 Proje, Bir Şehir Dolusu Mağduriyet
Defalarca yazdık, defalarca uyardık; deprem sonrası aklımızı başımıza almamız, bu kentin deprem öncesinde alışkanlık haline getirdiği çürük ilişkileri, denetimsizliği, “bir şekilde olur” mantığını tekrar etmememiz gerektiğini söyledik, anlattık, altını çizdik, hatta bazı yazılarda satır satır izah ettik ama ne yazık ki o günlerde bu uyarılar ya duyulmadı ya da duyulmak istenmedi.
Oysa 3 Kasım 2025 tarihli köşe yazımda, bugün yaşadıklarımızın adeta fragmanı niteliğinde olan şu cümleleri kurmuştum: “Bir başka sorun da ‘kentsel dönüşüm’ karmaşası… Aslında bu meselenin kokusu daha yeni yeni çıkmaya başladı; yarım kalan projeler, ortadan kaybolan müteahhitler, yıllardır teslim edilmeyen daireler ve belirsizlik içinde bırakılan yüzlerce aile, önümüzdeki dönemde çok daha büyük mağduriyetlerin habercisi.”
Aradan aylar geçti, tartışmalar yapıldı, toplantılar düzenlendi, açıklamalar verildi ama gelinen noktada tablo değişmedi; çünkü bugün Adıyaman Valisi’nin yaptığı açıklamayla, tam 37 projenin yarım kaldığı ve bu projelerde yer alan vatandaşların ciddi şekilde mağdur edildiği resmen ortaya konuldu ve böylece o gün yazılanların bir kehanet değil, gecikmiş bir gerçek olduğu tescillenmiş oldu.
Deprem sonrasında yaşanan süreçte adeta herkes müteahhit kesildi; elinde bir çanta, arkasında güçlü bir tanıdık, önünde koskoca bir şantiye bulanlar ne teknik yeterlilikleri sorgulanmadan ne mali kapasiteleri araştırılmadan ne de sürdürülebilir bir plan sunmaları istenmeden işin içine sokuldu ve “yapsın da nasıl yaparsa yapsın” anlayışıyla göz göre göre bu şehir yeni bir riske sürüklendi.
Sonuçta ne oldu?
Şantiyeler yarım kaldı, betonlar kaderine terk edildi, demirler paslandı, tabelalar söküldü, müteahhitler ortadan kayboldu ve bütün bu tablonun ortasında, ev hayali kurarken şimdi kira yükü altında ezilen, belirsizlikle baş başa bırakılan vatandaşlar kaldı.
Şimdi sorulması gereken soru şudur: Bu 37 projenin sorumluluğunu kim üstlenecek, yıllardır hem kira ödeyip hem de bitmeyen inşaatlara bakmak zorunda kalan bu insanlar daha ne kadar sabredecek, yarım kalan binalar tamamlanana kadar kim hesap verecek?
Denetimin olmadığı yerde kaos kaçınılmazdır, planın olmadığı yerde mağduriyet büyür, kamu ciddiyetinin yerini eş-dost ilişkileri aldığında ise ortaya çıkan tablo her zaman aynıdır; suskun kalan yetkililer, ortadan kaybolan müteahhitler ve kaderine terk edilen vatandaşlar.
Bugün herkes sorumluluğu birbirinin üzerine atıyor, dosyalar el değiştiriyor, cümleler yuvarlanıyor ama bu mesele birkaç açıklamayla ya da “bakacağız, değerlendireceğiz” sözleriyle geçiştirilecek bir konu değildir; bu, deprem sonrası yönetim anlayışının, denetim mekanizmalarının ve kamu vicdanının açık bir sınavıdır.
Ve ne yazık ki şu an görünen tablo, bu sınavda hataların bedelinin yine vatandaşa ödetilmek üzere hazırlandığını, sorumluların ise sis perdesinin arkasında kalmaya devam ettiğini göstermektedir.

DİĞER YAZILARI Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma 01-01-1970 03:00 Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? 01-01-1970 03:00 Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında 01-01-1970 03:00 Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz 01-01-1970 03:00 Şimdi ne olacak, haydeee… 01-01-1970 03:00 Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer. 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde buyuk telaş 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 10 Ocakta hatırlananlar 01-01-1970 03:00 Celil Kocataş kocatascelil@gmail.com Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Adıyaman Dernekler Federasyonu Başkanı Hüseyin Sevinçtekin, geçtiğimiz haftalarda basın mensuplarıyla bir araya gelerek 8-1 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00