Anahtar Parti Besni İlçe Başkanı Ahmet Tevfik Dayan, bölge tarımında yaşandığını belirttiği sorunlara ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa'da sonbahar döneminde etkili olan aşırı yağışların tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini savunan Dayan, özellikle tütün, biber, mısır, pamuk, incir ve yer fıstığı üreticilerinin hasat ve kurutma süreçlerinde ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade etti.
'BÖLGE ÇİFTÇİSİ TARİHİN EN BÜYÜK İFLAS RİSKLERİNDEN BİRİYLE KARŞI KARŞIYA'
Dayan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Güneydoğu ve Doğu Akdeniz tarımının kalbi, Türkiye'nin gıda ambarı olan Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa illerimizi kapsayan devasa üretim havzamız, bu sonbaharda iklim krizinin en ağır faturasıyla karşı karşıyadır. Haftalardır durmaksızın süren aşırı yağışlar; tütün, biber, mısır, pamuk, incir ve yer fıstığı başta olmak üzere sonbaharda hasat edilen tüm tarım ürünlerimizde hasat mevsimini geciktirmekle kalmamış, yağmurların sürekliliğinden dolayı ürünlerin toplanmasını ve toplananların da kurumasını imkansız hale getirmiştir.
Bugün bu koca tarım havzasında nemi düşmediği için alıcı bulamayan ya da en iyi ihtimalle değerinin çok altında fiyatlara mahkum edilen ürünler yüzünden bölge çiftçimiz, tarihin en büyük iflas risklerinden biriyle karşı karşıyadır. Çiftçimizin bu çaresizliği, ona gübre, tohum, ilaç ve lojistik sağlayan yerel esnafımızı da batma noktasına getirmiştir. Hasat kaynaklı bu arz problemleri ve tarımsal tedarik zincirindeki bu yangın, yarın tüm Türkiye'nin sofrasına gıda enflasyonu ve kıtlık olarak dönecektir."
'DÖRT İLİ KAPSAYAN ÖZEL BİR İKLİM KREDİSİ HAYATA GEÇİRİLMELİ'
Bölgedeki kurutma altyapısının yetersizliğine dikkat çeken Dayan, üreticilerin borçlarının bankalar aracılığıyla yapılandırılmasını ve ödemelerin doğrudan alacaklı esnafa yapılmasını içeren bir finansman modeli önerdi.
Dayan, önerdiği sistemin işleyişini şu sözlerle anlattı:
"Anahtar Parti olarak, ne bölge çiftçimizi ne de esnafımızı bu felakette yalnız bırakmayacağız! Hükümete, bu bölgesel yangını söndürecek somut, radikal ve derhal uygulanması gereken mali reçetemizi sunuyoruz.
Dört ilimizi kapsayan bu geniş tarım havzasında ürünlerin nemini düşürecek yeterli teknik altyapı ve kurutma tesisi bulunmamaktadır. Bu devasa kriz karşısında çiftçiye doğrudan nakit vermek yapısal bir çözüm değildir. Hükümete ilk ve en önemli çağrımız şudur: Derhal Adıyaman, Maraş, Antep ve Urfa illerini kapsayan özel bir İKLİM KREDİSİ modeli hayata geçirilmelidir!
Bu modelle, çiftçimizin üretim yapabilmek için yerel esnafa borçlandığı tutarlar, bankalar kanalıyla doğrudan esnafın hesabına yatırılmalıdır. Çiftçimiz ise bu borç karşılığında sıfır faizli ve yılda sadece bir kez (hasat döneminde) ödemeli olacak şekilde bankaya borçlandırılmalıdır. Bu sayede hem çiftçimizin omuzlarındaki yük kalkacak hem de esnafımızın kasasına taze para girerek bölgesel ticari domino etkisinin önüne geçilecektir."
'ALACAKLAR RESMİLEŞECEK, KAYIT DIŞI TİCARETİN ÖNÜNE GEÇİLECEK'
Önerilen kredi modelinin yalnızca çiftçi ve esnafın borç sorununa çözüm getirmeyi amaçlamadığını, aynı zamanda tarımsal ticaretin kayıt altına alınmasına katkı sağlayacağını belirten Dayan, şöyle devam etti:
"Önerdiğimiz bu bölgesel İklim Kredisi modeli, sadece bir kurtarma planı değil, aynı zamanda bölge ekonomisinde devrim niteliğinde bir kayıt altına alma hamlesidir. Bankadan ödeme alacak olan esnaf, çiftçiden olan alacağını resmi fatura, sözleşme veya sevk irsaliyesi ile ispat etmek durumunda kalacaktır. Böylece, bölge tarımında yıllardır kanayan bir yara olan kayıt dışı ticaret ve belgesiz satışlar kendiliğinden son bulacak, esnafımızın vergi kapsamına girmesi kolaylaşacaktır. Devletimiz bir yandan üretimi kurtarırken, diğer yandan mali disiplini sağlayacaktır."
'TARSİM KAPSAMI GENİŞLETİLSİN, TARIM BORÇLARI FAİZSİZ ERTELENSİN'
Dayan, aşırı yağışlar nedeniyle oluştuğunu belirttiği hasat gecikmelerinin ve kalite kayıplarının tarım sigortası kapsamında değerlendirilmesini istedi. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçların faizsiz ertelenmesi gerektiğini vurgulayan Dayan, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve ilgili tarım satış kooperatiflerinin ürün alımlarında uyguladığı nem kriterlerine de geçici düzenleme getirilmesi çağrısında bulundu.
Dayan, hükümete yönelik taleplerini şu sözlerle dile getirdi:
"Buradan yetkililere sesleniyorum: TARSİM kapsamını acilen bu dört ilimizdeki aşırı yağış kaynaklı 'hasat gecikmesi ve kalite kaybı' zararlarını da tam tazmin edecek şekilde genişletin! Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri borçlarını faizsiz erteleyin! TMO ve ilgili tarım satış kooperatifleri eliyle müdahale alımlarında nem baremlerini bu döneme özel olarak esnetin!"
'BÖLGE ÇİFTÇİSİ TOPRAĞA KÜSERSE, TÜRKİYE AÇ KALIR'
Tarım sektöründe yaşanan sorunların yalnızca üreticileri değil, bölgedeki ticari hayatı ve ülke genelindeki gıda fiyatlarını da etkileyebileceğini savunan Dayan, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
"Eğer bugün Adıyaman, Maraş, Antep ve Urfa çiftçisine ve esnafına sahip çıkmazsanız, yarın toprağı ekecek traktöre mazot, tarlaya atacak tohum bulamayacağız. Bölge çiftçisi toprağa küserse, tüm Türkiye gıda enflasyonunun altında ezilir.
Anahtar Parti olarak, toprağın sesini de esnafın feryadını da çok iyi duyuyoruz. Çiftçimizin de esnafımızın da sonuna kadar yanındayız, bu haklı mücadelenin her platformda ve sahada en gür sesle takipçisi olacağız!"
Kaynak : PERRE