Hangisini Söyleyelim?
Sayın yetkililer; "vatandaş" dediğinizde lütfen aklınıza sadece çevrenizdeki şakşakçılarınız gelmesin.
Arada bir o kuşbakışı makamlarınızdan aşağı doğru bir bakın.
Göreceksiniz ki hiçbir şey oradan göründüğü gibi değildir, hele güllük gülistanlık, hiç değil!
Sizler yedi ceddinize yetecek kadar mal varlığı bırakırken sanmayın ki bu memleketin açı yok.
Evet, 21.yüzyılda millet uzaya tatile gidiyor; lakin gelin görün ki bizim memleketin çaresizlerin çaresizi olan insanları var.
Bilmem ki hangisini yazalım? İnanın kalem yazmaya utanıyor.
Çöpten ekmek toplayan emekliyi mi dersin?
Kağıt toplarken arkasında bebeğini sürükleyen anneleri mi?
Asgari ücretle çalışıp, akşam eve giderken yolunu bekleyen evladına bir çikolata bile götüremeyen babaları mı?
Söyleyin bana, hangisini diyelim? "Ekmek az, çocuklarım yesin; ben yemesem de olur," diyen fedakâr anneleri mi?
Ha, sayın yetkililer, hangisini söyleyelim?
Bu adaletsiz hayat, sadece çevrenizdeki şakşakçılardan ibaret değil.
Lütfen arada bir makamlarınızdan çıkın; çıkın ve halkın içine karışın. Adaletten bile umudunu kesen vatandaşlarınızı görün.
Görün ki yarın Hakk’ın divanına gittiğinizde bakacak yüzünüz olsun.
Eskiler derlerdi ki: "Ekmek aslanın ağzında." Lakin bu aralar görünen o ki; ekmek aslanın midesine inmiş.
Dayısı olan valla yaşadı; lakin kimsesi olmayanlar ne yapsın?
Ne yapsın vesselam?