Saadet Partisi Adıyaman İl Başkanı Haşim Başkan Asnuk, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarına ilişkin yaptığı açıklamada, fiyatların çiftçinin beklentilerinin gerisinde kaldığını belirtti. Başkan Asnuk, "Bugün buğdayın ton fiyatı 16.500 TL olarak açıklanmıştır. Kâğıt üzerinde bakıldığında bu rakam artmış gibi görünmektedir. Ancak son yıllarda mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik maliyetlerinde yaşanan artışlar dikkate alındığında, açıklanan fiyat çiftçimizin beklentilerinin gerisinde kalmıştır. Çiftçimiz tarlada kâğıtla değil, maliyetlerle mücadele etmektedir" dedi.
"Çiftçi Kazancını Değil, Borcunu Hesaplıyor"
Mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik maliyetlerinin sürekli arttığını vurgulayan Başkan Asnuk, "Adıyamanlı çiftçi artık ne kadar kazanacağını hesaplamıyor. Borçlarını ödeyip ödeyemeyeceğini, zarar etmeden hasattan çıkıp çıkamayacağını hesaplıyor" ifadelerini kullandı.
Gerger'den Sincik'e, Kahta'dan Besni'ye kadar üreticilerin ortak sorusunun aynı olduğunu belirten Başkan Asnuk, "Bir yılın emeğinin karşılığı gerçekten bu mudur?" diye sordu.
"Çiftçi Geleceğinden Endişe Duyuyor"
Başkan Asnuk, "Sabah gün doğmadan tarlasına giden, bir yıl boyunca emeğini toprağa emanet eden, hasat zamanı geldiğinde ise ürününden çok borcunu düşünen çiftçimiz bugün haklı olarak geleceğinden endişe duymaktadır" dedi.
Çiftçilerin yalnızca kuraklık, don ve yüksek maliyetlerle değil, banka borçlarıyla da mücadele ettiğini belirten Başkan Asnuk, "Çiftçinin bankalara olan borcu trilyon lirayı aşmış, takipteki yani icralık borçları ise son yıllarda iki katından fazla artmıştır. Tarlasını, traktörünü kaybetme korkusuyla üretim yapan bir çiftçinin geleceğe güvenle bakması mümkün değildir" diye konuştu.
"Üretici Krediyle Ayakta Kalmaya Çalışıyor"
Üreticinin yüksek faiz yükü altında ezildiğini savunan Başkan Asnuk, "Çiftçimiz artık üretimden kazandığıyla değil, çektiği kredilerle ayakta kalmaya çalışmaktadır. Üretmek için krediye mecbur bırakılan üretici, yüksek faiz yükü altında ezilmekte ve hasat sonunda kazancını değil borcunu hesaplamaktadır" dedi.
Başkan Asnuk, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:
Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, ne yazık ki Adıyamanlı çiftçimizin yaşadığı gerçeklerle örtüşmemektedir.
Bugün buğdayın ton fiyatı 16.500 TL olarak açıklanmıştır. Kâğıt üzerinde bakıldığında bu rakam artmış gibi görünmektedir. Ancak son yıllarda mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik maliyetlerinde yaşanan artışlar dikkate alındığında, açıklanan fiyat çiftçimizin beklentilerinin gerisinde kalmıştır. Çiftçimiz tarlada kâğıtla değil, maliyetlerle mücadele etmektedir.
Mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun ve işçiliğin sürekli arttığı bir ortamda çiftçiye açıklanan fiyatlar üzerinden memnuniyet beklemek gerçekçi değildir.
Adıyamanlı çiftçi artık ne kadar kazanacağını hesaplamıyor. Borçlarını ödeyip ödeyemeyeceğini, zarar etmeden hasattan çıkıp çıkamayacağını hesaplıyor.
Gerger'in köylerinde, Sincik'in yamaçlarında, Kahta'nın ovalarında, Besni'nin tarlalarında, Çelikhan'da, Tut'ta, Gölbaşı'nda ve Samsat'ta üreticimizin ortak sorusu şudur.
Bir yılın emeğinin karşılığı gerçekten bu mudur?
Sabah gün doğmadan tarlasına giden, bir yıl boyunca emeğini toprağa emanet eden, hasat zamanı geldiğinde ise ürününden çok borcunu düşünen çiftçimiz bugün haklı olarak geleceğinden endişe duymaktadır.
Bugün çiftçimiz yalnızca kuraklıkla, donla, maliyetlerle mücadele etmiyor. Banka borçları altında da eziliyor. Çiftçinin bankalara olan borcu trilyon lirayı aşmış, takipteki yani icralık borçları ise son yıllarda iki katından fazla artmıştır. Tarlasını, traktörünü kaybetme korkusuyla üretim yapan bir çiftçinin geleceğe güvenle bakması mümkün değildir.
Çiftçimiz artık üretimden kazandığıyla değil, çektiği kredilerle ayakta kalmaya çalışmaktadır. Üretmek için krediye mecbur bırakılan üretici, yüksek faiz yükü altında ezilmekte ve hasat sonunda kazancını değil borcunu hesaplamaktadır.
Çiftçimiz zengin olmanın hayalini kurmuyor.
Çiftçimiz lüks bir hayat istemiyor.
Çiftçimiz sadece emeğinin karşılığını almak, borçlanmadan üretmek ve çocuklarına bırakacağı toprağı terk etmeden yaşayabilmek istiyor.
Ne yazık ki yıllardır aynı tabloyla karşı karşıyayız.
Her yıl fedakârlık çiftçiden bekleniyor.
Her sektör maliyetini fiyatına yansıtırken çiftçiye sabretmesi tavsiye ediliyor.
Herkes kendi kazancını korumanın hesabını yaparken, çiftçiye zararına üretim yapması normalmiş gibi anlatılıyor.
Buradan yetkililere soruyoruz:
Bu fiyatları açıklayanlar, aynı şartlarda bir yıl boyunca üretim yapıp bu fiyatlarla geçinmeyi kabul ederler mi?
Bugün Adıyaman'ın birçok köyünde gençler tarımdan uzaklaşıyorsa, köyler her geçen yıl biraz daha boşalıyorsa bunun nedeni çiftçiliğin zor olması değil, emeğin karşılığının alınamamasıdır.
Çiftçi üretmekten yorulmadı.
Çiftçi, ürettiğinin karşılığını alamamaktan yoruldu.
Unutulmamalıdır ki çiftçi yalnızca buğday üretmiyor.
Çiftçi ekmeğimizi, aşımızı, soframızdaki bereketi üretiyor.
Üreticinin kaybettiği bir yerde ne esnaf kazanabilir, ne şehir kalkınabilir, ne de ülke güçlü olabilir.
Biz istiyoruz ki çiftçi hasat sonunda borcunu değil, kazancını hesaplasın.
Biz istiyoruz ki üretici ayakta kalabilmek için değil, refah içinde yaşayabilmek için üretsin.
Alım fiyatları; enflasyon, yaşam payı ve büyüme payı dikkate alınarak yeniden revize edilmelidir.
Biz istiyoruz ki alın teri, emeğin en değersiz değil, en kıymetli olduğu bir Türkiye inşa edilsin.
Saadet Partisi Adıyaman İl Başkanlığı olarak çiftçimizin, üreticimizin ve alın teriyle geçinen her vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz."
Kaynak : PERRE


























