MÜSLÜM EREZ'İN ARDINDAN

Fahrettin ÇELİK

06-07-2026 22:18

Bugün arkadaşım Mustafa Yıldırım, sosyal medya hesabında Müslüm Erez'le birlikte çekilmiş bir fotoğrafını, "Seni hiç ama hiç unutmayacağım kardeşim." notuyla paylaştı.

Bir anda içime ağır bir sıkıntı çöktü.

"Yoksa..." dedim.

Yoksa Müslüm ölmüş olabilir miydi?

Sonra kendimi avutmaya çalıştım.

"Olmaz." dedim. "Kesin Müslüm, Mustafa'ya, 'Benim için öldü diye paylaşım yap da bakalım arkamdan neler söyleyecekler.' demiştir."

Çünkü Müslüm böyle şakalar yapabilecek bir adamdı. Hiç vakit kaybetmeden Mustafa'yı aradım. "Şaka yapıyorsunuz, değil mi?" diye sordum.

Mustafa'nın sesi kısıktı... Yorgundu... Tükenmişti.

"Keşke şaka diyebilseydim..." dedi.

O an anladım. Müslüm Erez gerçekten ölmüştü.

* * *

Bizler kayıp bir kentin çocuklarıyız. Güneşin üzerinde battığı ve bir daha doğmadığı kentin.

Doğduğumuz sokaklar artık yok. Çocukluğumuzun geçtiği evler yok. Gençliğimizin izlerini taşıyan meydanlar, dükkânlar, mahalleler yok.

Baraj suları yalnızca evlerimizi değil, hayatımızın en güzel yıllarını da yuttu. Bu yüzden içimizde hep eksik kalan bir yan vardır.

Ne zaman Samsatlılar bir araya gelse, konuşma mutlaka Eski Samsat'a döner. Birbirimizi gördüğümüzde nefesimiz açılır. Saatlerce çocukluğumuzu konuşuruz. Rüyalarımızda hâlâ Eski Samsat vardır.

Hatırladığımız insanlar, özlediğimiz sesler, kokular, sokaklar hep oradadır.

Her şehrin bir hafızası vardır. Bazı mekânlar vardır; o şehri anlatır.

Bazı insanlar vardır; o şehrin kendisi olurlar.

Eski Samsat denildiğinde akla önce Fırat'ın coşkun akışı gelir. Sonra mağrur kale...

Heci Keremlerin dükkânları...

Küçük Hasan Türbesi...

Lise binası...

Ve elbette insanlar...

Heci Mıste, Muhacir Edo, Ramazan Ağa, Berber Halil, Remi Bedo, Mıhemedi Şükri, Sıleymani Bekçi, Abdulkadir Efendi, Uski Sıle, Hec Guli, Behri Ağa, Husi Cemus, Ömeri Mırdesi, Yusuf Ağa, Petrolci, Ehmedi Şemse, Hesi Tete, Memet Çavuş, Huseni Keye, Kado-Şıro, İvik, Hemi Nene, Mıstafayi Alle, Mıhemed ve Ömeri Heci Edle, Mıhemedi Dırej...

Ve burada adını sayamadığım daha nice güzel insan... Allah hepsine rahmet eylesin. Onların her biri Eski Samsat'ın yaşayan hafızasıydı. Şimdi o hafıza, her geçen yıl biraz daha eksiliyor.

Bizim kuşağın da unutulmayacak simaları vardı. Onların içinde en renklilerinden biri hiç şüphesiz Müslüm Erez'di.

Hepimiz yokluk içinde büyüdük. Samsat Kalesi'nin kazılarında çalışmayan gencimiz neredeyse yoktu. Ama Müslüm, daha ilkokul çağındayken çalışmaya başlamıştı.

1970'li yıllarda, iki bin nüfuslu küçücük ilçemize gelen gazeteleri o satardı. Belki de Samsat'ın ilk ayakkabı boyacısı çocuklarından biriydi. Hayat onu çok erken yaşta çalışmayı öğrenmeye mecbur bırakmıştı.

Ders çalışmaz, ödev yapmaz, sınavlardan yüksek not aldığı pek görülmezdi. Ama öğretmenleri onu sınıfta bırakmaya bir türlü kıyamazdı.

Ortaokul yıllarında, yanlış hatırlamıyorsam Burhan Aslan hocamız ona, "Müslüm, Atatürk'ün babasının adını söyle, sınıfı geçireyim." demişti. Müslüm ise yine bocalamış, cevabı bir türlü bulamamıştı.

Bugün o günleri hatırlayınca insanın yüzünde buruk bir tebessüm beliriyor.

Aslında Müslüm'le ilgili anlatılacak onlarca, belki yüzlerce anı var. Her biri ayrı bir yazı olur. Ama bugün onların günü değil.

Bugün, çocukluğumuzdan bir parçayı daha toprağa verdiğimiz gün.

Bugün, Eski Samsat'ın hafızalarından birini daha uğurladığımız gün.

Eski Samsat'ın güllerinden biri daha soldu.

Bir ses daha sustu.

Bir hatıra daha öksüz kaldı.

Biz ise biraz daha yalnızlaştık.

Yolun açık olsun kardeşim. Biz hakkımızı helal ediyoruz. İnşallah sen de bize hakkını helal etmişsindir. Allah mekânını cennet eylesin.

Başta ailene, yakınlarına ve bütün Samsatlı hemşerilerime sabır ve başsağlığı diliyorum.

Hoşça kal Müslüm...

Sen gittin ama çocukluğumuzun sokaklarında, Fırat'ın kıyısında ve Eski Samsat'ın hiç eskimeyen hatıralarında yaşamaya devam edeceksin.

Fahrettin ÇELİK - 06.07.2026

DİĞER YAZILARI MİZAH BUNUN NERESİNDE? 01-01-1970 03:00 KUMRU... 01-01-1970 03:00 MAĞDUR ÖZEL Mİ, KILIÇDAROĞLU MU? 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN ÖZEL İDARE BÜYÜKŞEHİR GİBİ ÇALIŞIYOR 01-01-1970 03:00 BELEDİYEDE TEHLİKE ÇANLARI… 01-01-1970 03:00 3 LİRALIK EKMEK KAVGASI… 01-01-1970 03:00 6 ŞUBAT’IN ÜÇÜNCÜ YILDÖNÜMÜ 01-01-1970 03:00 Daha Çok 6 Şubat Gelir Geçer Ama… 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN YOLLARI ÇAMURDAN 01-01-1970 03:00 ŞAH VE MAT… 01-01-1970 03:00 KAR VE SEYDA HOCA 01-01-1970 03:00 SİYASİLERİN ZİYARET FOTOĞRAFLARI 01-01-1970 03:00 ADIYAMANLI NE İSTİYOR... 01-01-1970 03:00