MAKBER

Mehmet BİLGİN

27-07-2026 20:30

Türk edebiyatında Şair-i Azam(Büyük Şair) olarak nam yapan Abdülhak Hâmit Tarhan(2 Ocak 1852- 12 Nisan 1937) modern edebiyatın temsilcilerindendir. Şair, oyun yazarı ve diplomat olan Tarhan, görevi gereği dünyanın bir çok ülkesini gezmiştir.

Tarhan, geride çok önemli eserler bırakır. Lakin onun adından en çok söz edilmesine ve adının günümüzde daha çok anılmasına sebep olan bir eseri var ki dünya var oldukça o da devam edecektir: MAKBER şiiri. 
Makber şiirini eşi Fatma Hanım’ın ölümü üzerine yazmıştır. Bu şiir edebiyatımızda acıyı ve ölümü en iyi anlatan bir şaheser olarak kabul edilir.

Tarhan, 1883 yılında âşık olduğu ve severek evlendikleri eşi Fatma Hanım’ın rahatsızlanması üzerine onun tedavisi için Hindistan’ın Bombay kentine giderler. 1885 yılında İstanbul’a dönüş yolunda rahatsızlığı artan Fatma Hanım, Beyrut’ta hastalığına yenik düşerek vefat eder. 40 gün Beyrut’ta kalan Tarhan, eşinin mezarına her gün yas için ziyarete gider. İşte o meşhur Makber şiirini bu süreçte yazar.

Makber acıyı, öfkeyi, başkaldırıyı, şaşkınlığı, umutsuzluğu, özlemi, korkuyu ve yakarışı bir arada yansıtan bir şiirdir. 
Şair, bir yandan Allah'a yalvarır, bir yandan da eşine,
 "Çık Fatıma! Lahidden kıyam et,
Yanımdaki haline devam et!" diye seslenir.

Tarhan, şiirinin sonuna;
 "Sen öldün, ölüm güzel demektir!" mısrasını eklerken artık gerçeği kabul eder. 

Şiir biterken, onun için Beyrut'tan ayrılma vakti de gelir. Eşinin mezarını son bir kez ziyaret eder. Fatma Hanım’ı geride bırakıp, acısını yanında taşır. Şair, yazdığı Makber şiiriyle adeta hüznü, acıyı ve kederi güzelleştirir.

Abdülhak Hâmit Tarhan, vefat ettiğinde edebiyat dünyası büyük ve derin bir hüzün yaşamıştır. Bir çok yazar ve şair onunla ilgili şiir ve yazılar kaleme almıştır.

İşte ünlü şairin 294 kıta ve 2352 dizeden oluşan o meşhur MAKBER şiirinin bir kısmı:

Eyvâh! .. Ne yer, ne yâr kaldı,
Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı.
Şimdi buradaydı gitti elden,
Gitti ebede gelip ezelden.

Ben gittim o hâksâr kaldı,
Bir kûşede târumâr kaldı.
Bâkî o, enîs–i dilden eyvâh!
Beyrût’ta bir mezâr kaldı.
……
Çık Fâtıma, lâhdden kıyâm et,
Yâdımdaki hâlime devâm et!
Ketmetme bu râzı, söyle bir söz,
Ben isterim âh öyle bir söz! ..

Güller gibi meyl-i ibtisâm et,
Dağ-ı dile çâre bul, merâm et! ..
Bir tatlı bakışla, bir gülüşle
Eyyâm-ı hayâtımı tamâm et! ..
……
Yâ Rab, öleyim mi neyleyim ben? ..
Ayrı yaşayım mı sevdiğimden? ..
Verdin bana böyle bir mûsibet,
Ettin beni düşmen-i muhabbet.

Ya bir kulu sevmiyor musun sen? ..
Ya böyle bir ölüm değil mi erken? ..
Hiç bulmamak üzre gâib ettim,
Mecnun gibi ben onu severken.
……
Her yer karanlık pür-nûr o mevkî? ..
Mağrib mi yoksa makber mi yâ Râb!
Yâ hâbgâh-ı dilber mi yâ Râb,
Rüyâ değil bu ayniyle vakî.

Kabrin çiçekten bir türbe olmuş,
Dönmüş o türbe bir haclegâhe,
Bir haclegâhe dönmüşse türben
Aç koynunu aç maşukânım ben.
……
Sen öldün, ölüm güzel demektir,
Ölsem yaraşır gamınla her gün.

Selam ve muhabbetle...
Mehmet BİLGİN
26.07.2026

DİĞER YAZILARI NURETTİN TOPÇU'NUN MAARİF DAVASI 01-01-1970 03:00 TAÇLI KADIN BAŞI/NİĞDE 01-01-1970 03:00 MAH-I MUHARREM… 01-01-1970 03:00 “ŞECAAT ARZEDERKEN MERD-İ KIPTİ…” 01-01-1970 03:00 KAYYIM(KAYYUM) 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN'DA BİR EĞİTİM FEDAKÂRI: İSMET KAYA 01-01-1970 03:00 “BEN NUŞİREVAN’DAN DAHA AZ ÂDİL DEĞİLİM!” 01-01-1970 03:00 MÜKEMMEL DEĞİL, MERHAMETLİ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİN! 01-01-1970 03:00 SEYYİD NESİMİ 01-01-1970 03:00 HÜRMÜZ BOĞAZI PİRİ REİS’İN KELLESİNİ ALDIRMIŞ 01-01-1970 03:00 BİR RAMAZAN HATIRASI 01-01-1970 03:00 EY ŞEHR-İ RAMAZAN  01-01-1970 03:00 “HAC BANA FARZ OLMADI Kİ!” 01-01-1970 03:00 https://www.adiyamanmedya.com/yazi/nihilist-penguen-33.html 01-01-1970 03:00 “İLİM ÖĞRENENE GÖREDİR!” 01-01-1970 03:00 BATAKLIKTAN BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİ'NE 01-01-1970 03:00 BİR BAHÇIVAN HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00